Tarihi Eserler

Ana Sayfa / Gezilecek Yerler / Tarihi Eserler

Mağusa

Kıbrıs Famagusta

Gazimağusa’nın M.Ö 285 -247 yılları arasında Mısır Kralı Ptolemeus Philadelphus tarafından kurulduğu ve kralın yeni kente kız kardeşi Arsinoe’nin adını verdiği söylenir. Salamis’in M.S 647 yılında Araplar tarafından yakılıp yıkılması üzerine oradan göçen halkla büyüyen kent küçük bir liman kentine dönüşmüştür. Kentin adı da bu dönemde, Arapların bulamaması umuduyla ‘Kumda Saklı’ anlamına gelen ‘Ammohostos’ olarak değiştirilmiştir.

M.S 1291 yılında Akka’nın Müslümanların eline geçmesiyle gelen halklarla nüfusu artan Gazimağusa Kenti, Lüzinyanların Döneminde (1192-1489) Lefkoşa’dan sonra adanın ikinci önemli kenti durumuna yükselmiş ve Frenklerin diliyle ‘Famagusta’ diye tanınmaya başlamıştır. Kıbrıs bu devirde doğu ile batı arasında bir ticaret istasyonu haline gelmiştir.

Kent, M.S 1373 de bir yüzyıl kadar Cenevizlilerin, M.S 1489 - 1571 yılları arasında Venediklilerin ve M.S 1571 -1878 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu’nun hakimiyetine girer. İngiliz İdaresi Döneminde Gazimağusa limanının inşa edilmesiyle kent bir ihracat-ithalat merkezi haline gelmiştir.

Kara Kapısı (Ravelin)

Mağusa şehrine girişi sağlayan orjinal iki şehir kapısından biri olan yapının orjinal ismi 'Yarım Ay Şeklinde Tabya' anlamındaki Ravelin'dir.Bugünkü köprü ile giriş yeni olup, eskiden kule yanındaki bir top yuvasının içinden geçilmekteydi. Orjinal kapı bugünkü girişin solunda, iner - kalkar bir köprüye sahipti. Şehre bakan kısmında kemerli bir geçit yer alır. Bu geçitin her iki yanında duvar freskleri, armalar ve küçük bir de kilise bulunmaktadır. Burada yapılan kazılar sonucunda geçitler, top yuvaları ile ilginç bölme ve galeriler açığa çıkarılmıştır.

Kıbrıs Land Gate and Ravelin
Kıbrıs Venetian Palace

Venedik Sarayı (Proveditore Sarayı)

13'üncü yüzyılda Lusignanlar tarafından Kraliyet Sarayı olarak inşa edilen yapı, Namık Kemal Meydanı'nın batısında yer almaktadır. II.Peter'in 1369 yılında başlayan saltanatına kadar Kıbrıs Kralları bu sarayda otururlardı. Deprem sonucu yıkılan bu saraydan günümüze, 16'ıncı yüzyılın başlarından kalma 'L' biçimindeki bir yapıya sahip batı kısmı ve Salamis'ten getirilen dört sütunun taşımakta olduğu üç kemerli giriş gelebilmiştir. Ortadaki kemerin üst başında, 1552 yılında Kıbrıs'ta yönetici olan yüzbaşı Giovanni Renier'in arması bulunmaktadır.

Lala Mustafa Pasa Camii (St. Nicholas Katedrali)

Lüzinyanlar döneminde, 1298 - 1312 yılları arasında inşa edilmiştir.Gotik tarzda işlemeli eşsiz bir penceresi bulunan katedralin,16'ıncı yüzyıl Venedik galerisi avluda yer almakta ve günümüzde şadırvan olarak kullanılmaktadır. Katedralin apsiti Doğu üslubunda ve üç bölmelidir. Yapının önünde bulunan tarihi cümbez ağacı adanın kuzeyinde çok az bulunmakta olan tropik bir incir türüdür. (Ficus Sycomorus). Bu ağacın, inşaat başladığı zaman dikildiği ve katedral ile yaşıt olduğunu söylenmektedir.

Kıbrıs Lala Mustafa Pasa Mosque
Kıbrıs Othello Castle

Othello Kalesi

14'üncü Yüzyılda Lüzinyanlar tarafından inşa edilen Othello Kalesi, Mağusa kentinin ana girişlerinden biri olarak kullanılıyordu. Kale girişi üzerinde asılı olan St. Mark Aslanı kabartmasının altında kaleyi yeniden biçimlendiren kaptan Nicolo Foscari'nin adı ve 1492 tarihi görülmektedir. Etrafı derin bir hendekle çevrili olan Kale'nin yapısında kuleler ve topçu bataryalarıyla biten koridorlar bulunmaktadır. Kale avlusunda bir kısmı Osmanlılara, bir kısmı İspanyollara ait toplar, demir gülleler ve taş gülleler de bulunmaktadır.


Iskele

Kıbrıs Iskele

Salamis Kenti

Şehir Bronz Çağı sonlarında başlayan göçler sırasında, Anadolu'dan gelen kavimler ve bunlara Yunanistan'dan gelerek Kilikya'da katılan Akalar tarafından kurulmuştur . Truva kahramanlarından ve Salamis adası kralı Telamon'un oğlu Tefkros . şehrin kurucusu olarak bilinmektedir. M.Ö. 707 yılında gerçekleşen Asur hakimiyetinden sonra M.Ö. 560 yılında bastırılan sikkelerden, Salamis kralı Evelthon'un adanın idaresini ele geçirdiği anlaşılmaktadır.

Kıbrıs Salamis Ruins
Kıbrıs St Barnabas Monastery

St Barnabas Manastırı

Manastır 477'de inşa edilmiştir. Manastır bir kilise, avlu ve avlunun üç yanında bir zamanlar papazların yaşadığı odalardan meydana gelmiştir. St. Barnabas kilisesinde çoğunluğu 18. yy'dan kalma zengin bir ikon koleksiyonu bulunmaktadır. Manastırın avlusunda bulunan bazalt değirmen Enkomi yerleşim bölgesinden, diğer sütun ve taşlar ise Salamis'ten gelmiştir. Papazların yaşamlarını sürdürdüğü odalar ise restore edilerek bir Arkeoloji müzesi haline getirilmiştir.

Kantara Kalesi

Beşparmak Dağları üzerindeki üç kaleden en doğuda olanı, deniz seviyesinden 2068 ayak yükseklikteki Kantara Kalesi, Mesarya Ovası’nı ve Karpaz Yarımadası’na girişi kontrol edebilecek durumdadır. St. Hilarion ve Buffavento Kaleleri gibi Arap Akınları’nın sonrasında Bizanslılar tarafından inşa edildiği tahmin edilse de, yazılı kaynaklarda ilk kez Aslan Yürekli Richard’ın Kıbrıs’ı ele geçirdiği 1191 yılında kaleden söz edilmektedir. Kalede savunma yerleri, asker odaları, su sarnıcı, tonozlu odalar ve işaret kulesi gibi bölümler bulunmaktadır.

Kıbrıs Kantara Castle

Karpaz

Kıbrıs Karpaz

Karpaz, Kıbrıs adasının kuzeydoğu ucundan Anadolu'ya doğru uzanan, sivri ve uzun yarımadanın adıdır. Yüzölçümüne oranla küçük bir nüfusun yaşadığı Karpaz Yarımadası, milli park statüsünde olduğu için koruma altındadır. Tarihî ve doğal görünümüyle Kıbrıs'ın önemli bölgelerinden biridir.Karpaz Yarımadası, tarih boyunca medeniyetten kaçmak ya da inzivaya çekilmek isteyenlerin uğrak yeri olmuştur. Bu nedenle de, yarımadada çok sayıda manastır inşa edilmiştir. Bu manastırların en ünlüsü de Apostolos Andreas Manastırı'dır. Karpaz Yarımadası, birçok antik kenti, manastırları ve çeşitli uygarlıkların izlerini barındırmaktadır. Buradaki en önemli antik kalıntı ise, Karpasia kentidir. Bu kent, Dipkarpaz ile bu noktanın 5 km kuzeyindeki kayalık koylar arasında kalan yerdedir. Karpaz yarımadasının güneyinde Dipkarpaz köyünden yaklaşık 15 Km uzaklıkta 'Altın Kum' sahilleri yer almaktadır. İki sahilden oluşmaktadır. Sahillerin toplam uzunluğu yaklaşık olarak 3700 m dir. Kıbrıs’ın doğal güzellik ve kumulların bulunması bakımından en güzel sahillerinden biridir. Altın kum sahilleri Caretta caretta ve Chelonia mydas türü deniz kaplumbağalarının üreme alanlarıdır.

Kıbrıs Boğaz Harbour

Boğaz Harbour

Gazimağusa’nın yaklaşık 25 km. kuzeyindeki Mağusa Boğazı, adından da anlaşılacağı gibi Mağusa’yı Karpaz’a bağlayan bir boğaz geçidi ve özellikle balık restoranlarıyla ünlü. Ulaşımın oldukça rahat olduğu Boğaz’da küçük bir balıkçı limanı ve yine küçük bir plaj bulunuyor. Oldukça berrak denizi ve incecik kumuyla dikkat çeken plajın önünde uçsuz bucaksız gibi görünen ve Lübnan kıyılarına kadar uzanan masmavi deniz yer alıyor.

Ay. Trias Bazilikası - Sipahi

Sipahi köyünde yer alan bazilika M.S. 5. yüzyıl sonu ile 6. yüzyıla tarihlendirilip, 3 sahanlı ve zengin taban mozaikleri ile ünlüdür. Geometrik, yaprak ve haç motifleri ile bezenmiş taban üzerindeki eski yunanca yazıda, papaz yardımcılarından Heracleos tarafından yapıldığı belirtilmektedir. Bir diğer önemli mozaik ‘sandal’ mozaiğidir. Bazilika M.S. 7. yüzyılda Arap Akınları neticesinde tahrip edilmiştir.

Kıbrıs Basilica of Agia Trias (Sipahi)
Kıbrıs Ayios Philon Basilica and Roman Harbour

Ayios Thyrsos Kilisesi

M.S. 16. - 17. yüzyıla tarihlenmekte olan kilise adını, bir zamanlar Karpasia kentinin Piskoposu da olan erken Bizans Dönemi azizi Thyrsos (Theryssos)’dan almaktadır. Kayalık bir alana yapılmış olan kilisenin apsiti, bir zamanlar Ayios Thyrsos’un içinde yaşadığı mağaranın olduğu yere inşa edilmiştir.Kilisenin kuzey-batı köşesindeki basamaklarla ayazmanın (kutsal suyun) bulunduğu kilisenin altındaki yeraltı odasına inilmektedir..

Apostolos Andreas Manastırı

Kıbrıs adasının en doğusunda kurulan manastır, yüzlerce yıl Ortodoksların haç yolu üzerindeki önemli bir durak noktası olarak hizmet vermiştir. Manastırın ilk halinden bugüne ulaşan en önemli bölüm M.S. 15. yüzyıla tarihlendirilen şapeli(küçük kilise)’dir ve günümüzde halen kullanılan bir ibadet yeridir. Manastıra adını veren Apostolos Andreas, mucizeler yaratan, rüzgarların hakimi, yolcuların koruyucusu, ve Hz. İsa tarafından papazlığa ilk çağrılan kişilerden biri olması özellikleri ile Hrıstiyanlık dünyası için önemli azizlerden birisidir.

Kıbrıs Apostolos Andreas Monastery

Girne

Kıbrıs Girne

Girne kasabasının tarihi M.Ö. 10. Yüzyıla dayanır. Ege bölgesinden gelen küçük toplulukların ilk yerleşim merkezi olan Girne, Kıbrıs’ın eski çağlardaki 10 Kırallığından birinin merkezi olarak Kıbrıs’a hakim olan çeşitli medeniyetlerin izlerini taşıyan tarihi bir kenttir. Bİzanslılar tarafından savunmaya müsait bir şekile getirilen Girne’nin eski liman bölgesi , Kale ve çevresini yeniden inşa eden Lüzinyanlar ve Venedikliler tarafından geliştirilmiştir. Osmanlılar döneminde önemsiz bir liman olarak kalan Girne, İngilizler tarafından bir liman ve sayfiye kasabası olarak yenİden düzenlenmİştİr. Gİrne kasabası İngiliz İmparatorluğu döneminde Sömürgeler arasında seyahat eden asker ve ailelerinin, güzel ve romantik atmosferi nedeniyle, durak ve tatil yeri olmuştur. Bugün de ayni karakteri taşıyan Girne kasabası, dinlendirici bir tatil için Akdenizin en ideal ve ender yerlerinden biridir. Eski yapıların muhafaza edildiği at nalı şeklindeki limanını çevreleyen Restorant, Bar ve Küçük Hoteller turistlere eşsiz bir atmosfer içinde hizmet eder. Tarihi yerler bakımından da Girne Bölgesi ziyaretçilerine iyi bİr seçim vaadeder. Tarihi Liman, Girne Kalesi, Batık Gemi Müzesi, St. Hilarion Kalesi, Balabayıs Manastırı ve Folklör Müzesi görülmeğe değer tarihi yerlerden bazılarıdır.

Kıbrıs Kyrenia Harbour

Girne Yat Limanı

Hiç şüphesiz ki Akdenizin en gizemli ve güzel şehridir. Kıyı şeridi boyunca güzel kumsalları bulunan şehir tatil komplekslerinin en yoğun bulunduğu şehir ünvanını taşıyor. Akdeniz ile Beşparmak dağları arasında kalan Girne MÖ 10.yy Akatlar tarafından kurulmuş. Şehrin en güzel yeri olan marina (liman) eski Venedik evleri, restorant ve tavernalar ile çevrilidir. Eşsiz bir güzeliğe sahip olan Girne özelikle yaz aylarında renkli balıkçı kayıkları ve lüks yatlarla dolup taşmaktadır.

Girne Kalesi

7.yy’dan kalma bir Bizans kalesi, Lüzinyanlar ve Venedikliler tarafından yenilenerek bugünkü görüntüsünü almış. Kalenin içerisinde ikinci bir müze var, Batık Gemi Müzesi. Burada tarihin bilinen en eski batık gemisi sergileniyor.

Kıbrıs Kyrenia Castle
Kıbrıs Bellapais Monastery

Balabayıs Manastırı

Girne manzarasına hakim bir tepe üzerinde Lawrence Durrell’in meşhur Beylerbeyi Köyünde bir Latin Manastırı. Mimari özellikleriyle ve çevresiyle görmeye değer. Bellapais: Girne’nin 6 Km Doğusunda bulunan bu huzur verici köy Kıbrıs’ın en güzel yerlerinden biridir. Bu köyde bulunan eşsiz Gotik eser olan Bellapais Manastırı hala daha Luzinyanlar dönemindeki ihtişamını korumaktadır.

St Hilarion Kalesi

Beşparmak dağları üzerinde kurulan üç kaleden en batıda yer alanıdır. Ada halkını olası Arap akınlarına karşı korumak ve muhtemel sardırılara karşı uyarmak amacıyla inşa edilmiştir ve denizden 700 metre yükseklikte oldukça sarp iki tepe üzerine kurulmuştur. Kale, bugünkü adını Kudüs'ün Araplar tarafından fethinden sonra Kıbrıs'a göç eden ve ömrünün son yıllarını burada geçiren bir keşişten almıştır. Bizans döneminde onarımdan geçen kale, 1489 yılında Venedikliler'in adayı ele geçirmesiyle boşaltılmış ve kaderine terk edilmiştir.

Kıbrıs St Hilarion Castle

Lefkoşa

Kıbrıs Lefkoşa

Lefkoşa şehri kurulmadan önce, şimdiki Lefkoşa şehrinin güney batısındaki Ayia Paraskevi ile Ayii Omoloyitae tepelerinin bulunduğu bölge ile Pedios Deresi’nin (Kanlı Dere) kıvrımı içerisnde M.Ö.VII. yy.’da ‘Lidra’ kenti kurulmuştu. Bu kentin Tunç Döneminden başlayarak Roma Dönemine kadar süren uzun bir geçmişi vardır. O günlere ait çeşitli mezarlar ile çanak çömlek kalıntıları arleolojik kazılarla açığa çıkarılmıştır. Bu alan üzerine birbiri ardına kentler kuruldu. Bu kentlerin kurulmasının nedenleri ise, Kanlı Dere’nin yığdığı alüvyonlar nedeni ile toprağın verimli olması ve derenin beslediği yeraltı kaynaklarından dolayı suyunun bol olmasındandı. Lefkoşa kentinin Lidra (Ledra:Ledrae) diye bilinen kentin devamı olduğu kabul edilmektedir. M:Ö. 312-285 yılında Mısırlı Ptolemy Soter I’in oğlu Levkon (Levkos), yıkılan Lidra şehrini bulunduğu alana yeniden inşa etti ve adını da buna uygun olarak Lefkotheon (Levkonteon) olarak verdi. Şehire Ledrada denilmekyetdi. Bazı tarihçiler Levkenteon kelimesinin zamanla ‘Lefkosia!ya dönüşmesiyle adının Lefkoşa olarak ortaya çıktığı üzerinde durmuşlardır. Lefkoşa, Bizans döneminin sonlarından (10.yy) günümüze kadar Kıbrıs’ın hep başkenti olarak kalmıştır.

Kıbrıs Buyuk Han (Great Inn)

Büyük Han

1572 yılında Kıbrıs'ın ilk Osmanlı Valisi olan Muzaffer Paşa tarafından inşa ettirilen han, Kıbrıs'ın en büyük hanlarından birisidir. Birbirine benzeyen 68 dikdörtgen şeklinde odadan oluşan, ortasında küçük bir cami bulunan Büyük Han, Anadolu'da bulunan Osmanlı devri çarşı içi iş merkezleri yapısındadır. Birleşik Krallık hâkimiyetinde ilk olarak hapishane, daha sonra ise fakirler için barınak olarak kullanılmıştır. Günümüzde, ziyaretçilerin ilgisini çeken Kıbrıs’a özgü her türlü antika, elişi gibi ürünlerini satan dükkanlar bulunmaktadır.

Selimiye Camii

Adadaki en önemli gotik eserlerden biri olan Selimiye Cami, Latin Başpiskoposu Eustorge de Montaigu tarafından 1208 yılında yapımına başlanmıştır. 1373 yılında Cenevizliler, 1426 yılında Memlükler tarafından yağmalanmış ve birkaç depremde zarar görmüştür. 1571'de Osmanlı Devleti’nin Kıbrıs'ı fethiyle birlikte, Kıbrıs'ın en büyük camisine dönüştürülmüş, 1954'te adı Kıbrıs’ın fethini gerçekleştiren Osmanlı padişahı 2. Sultan Selim’in ismi verilmiş ve Selimiye Camii olarak değiştirilmiştir.

Kıbrıs Selimiye Mosque
Kıbrıs Great Turkish Bath

Büyük Hamam

KKTC’de faaliyette olan tek orjinal Türk Hamam olan Büyük Hamam’ın, yapım tarihi Osmanlılar tarafından 1571-1590 yılları arasında yapıldığı düşünülmektedir. Kesme taştan yapılmış bir klasik Osmanlı Dönemi yapısı olan hamam Latin kilisesi kalıntıları üzerine yapılmış olup, giriş kapısı ve soyunmalık kısmı ile büyük oranda tarihi kiliseden izler taşımaktadır. Bu hamam, fonksiyonunu Osmanlı döneminden, günümüze kadar devam ettiren birkaç eski eserden biridir.

Bandabulya

Coğrafi olarak Lefkoşa'nın ortasında inşa edilmiş olan Bandabulya, bir diğer adıyla Belediye Çarşısı,Lefkoşa'da kurulan ilk sebze çarşısı olma özelliği taşımaktadır. Başlangıçta tamamen açık olan çarşı 1932'de Arasta'nın ucuna bugün olduğu şekli ile kurularak, bölgeye yeni bir dinamizm ve zenginlik getirilmiştir. Bandabulya Kıbrıs’a özgü yiyecek, içecek, baharat, sebze ve meyvelerin, tarihsel bir mekânda buluştuğu yerdir.

Kıbrıs Covered Bazaar

Güzelyurt

Kıbrıs Guzelyurt

Kıbrıs adasının kuzeybatısında bulunan Güzelyurt turunçgil bahçeleriyle çevrili, adı gibi güzel bir yerleşim birimidir. Çok verimli toprakları bulunan Güzelyurt'ta portakal, greyfurt, kavun, karpuz, mandalina ile çeşitli sebzeler yetiştirilmektedir. Turunçgillerin bir kısmı ise meyve suyu yapılarak ada genelinde tüketilmekte bir kısmı ise ihraç edilmektedir.

Kıbrıs St. Mamas Church and Icon Museum

St Mamas Manastırı ve İkon Müzesi

Giriş ve sütunları Bizans kilisesinden kalıntıların üzerine Lüzinyanlar tarafından inşa edilmiş, kubbesi 18. yüzyılda yapılmıştır. St. Mamas hakkında birkaç hikaye olmakla birlikte en yaygın görüş 12. yy'da Güzelyurt çevresinde yaşamış Hıristiyan bir aziz olduğudur. Mezarı kilisenin kuzey girişinin hemen sol tarafında yer alır. İkon bölümü Lüzinyan ve Venedik dönemine değin uzanmaktadır. Dört Venedik sütunundan biri üzüm, incir ve kalkan motifleri ile bezenmiştir.

Soli Harabeleri

Lefe kıyılarında yer alan kentin adının Atinalı Filozof Solon'a dayandığı söylenmektedir. M.Ö. 498'de Soli, diğer krallıklarla birlikte Pers'lere baş kaldırmış ve yenilerek Pers'lere boyun eğmek zorunda kalmıştır. Şehrin uzun süre refah içinde yaşadığı ancak Arap akınlarıyla birlikte tamamen terkedildiği düşünülmektedir.Soli Harabeleri'nde M.Ö. 700 yıllarına kadar uzanan bulguları ortaya çıkarmıştır. Şehrin sahip olduğu limanı ve bakır madenleri nedeniyle önemli pozisyonu olduğu ve bunu uzun süre korumayı başardığı anlaşılmaktadır.

Kıbrıs Soli Ruins
Kıbrıs Vouni Palace

Vouni Sarayı

M.Ö.5 yy'da,Marion Kralı Doxandros tarafından,Soli Şehrini gözetlemek maksadı ile Bademliköy’de bir tepe üzerine deniz seviyesinden 260m yükseğe inşa edilmiştir. Mistik Doğu özellikleri taşıyan Saray 137 odadan oluşmaktadır. Vouni Sarayı 100 yıldan fazla ayakta kalmış fakat ömrü uzun olmamıştır, M.Ö. 380 yılında Kıbrıs Yunan İdaresinde olmasına rağmen Vouni'yi her zaman bir tehdit unsuru olarak gören Soli şehir halkı tarafından büyük bir yangın ile yakılıp yıkılmıştır. Bu tarihten sonra da bir daha kullanılamamıştır.

Doğa ve Arkeoloji Müzesi

Güzelyurt merkezinde, St. Mamas Manastırı’nın hemen yanında yer alan bu müze, 1974’de olan Barış Harekâtından sonra açılan ilk müzedir. Önce Metropolit olarak kullanılan bu bina, 1974 sonrası Eski Eserler ve Müzeler dairesine tahsis edilir ve 1979 yılında ziyarete açılır. Müzede Kıbrıs’ta görülen ve göçmen kuşlar, hayvan türleri, yılanlar, böcekler, Akdeniz’de olan balık türleri ve adanın yapısında olan taş çeşitleri ile arkeolojik bölümünde ise Neolitik Çağ’dan Ortaçağ’a kadar eski eserler sergilenmektedir.

Kıbrıs Museum of nature and Archaeology
Kıbrıs Mavi Koşk (Blue House)

Mavi Koşk

Bina, 1957 yılında İtalyan asıllı Rum – Paolos Paolides tarafından yaptırılmıştır. Kıbrıs doğumlu Paolides, avukat olmasına karşın, kendi döneminde Ortadoğu’nun en büyük silah kaçakçısı olmuş. Aynı zamanda, Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olan Başpiskopos Makarios’un avukatı idi Köşkün bahçesinin en son noktasından müthiş bir manzara sergilenmektedir. İlerideki boğaz ve dağlar görünmektedir bu noktadan.